Düşünmekle
başlayan iletişim tarihi,önce sesini sonra anlamı keşfeden insanoğlunun heycanıyla hız kazandı.Çığlıklar,bedensel hareketler derken;ilkel
resimler ve çizgilerle sanatın ilk izleri de iletişimle belirmiş oldu.
Dilin ortaya
çıkması,sözlerin edilişi,kurulan cümleler ve yazının bulunması,sözlü ve yazılı
ifadenin kuvvet bulmasını sağladı.Ve,
İletişimin
teknolojik gelişimi "kitle iletişim" araçlarıyla ayyuka çıktı. Bu araçlar
sayesinde dünyadaki haberler ve değişimlerden anında haberdar oluyor,internetle
dünyanın öbür ucundaki insan ve hayatlara şahitlik ediyoruz.Artık her bilgi
elimizin altında.
Şimdilerde interneti bilgisayardan çok “fazla işlevli” telefonlarla
kullanıyoruz.Pozlar Facebook ve Instagramda paylaşmak için verilir
oldu.Yerimizi belli eder “check-in”ler
yapıyor,yakınlarımızdan daha çok twitter’a iç döküyoruz.
Ya
sonrası,hatta şimdisi?
Şehir
değiştirip,mektupların yakıldığında biten aşklar şimdi her yerden engellemekle
halloluyor.Telefon ve bilgisayarın bağımlısıyız.Sohbet etmeyi unuttuk.Yarım
saat telefona bakmasak rahatsız oluyoruz.Yediğimiz yemeği,gezmeyi,yaptığımız
her şeyi sosyal medyaya malzeme olsun diye yapar gibiyiz.Kitap okumuyor,Google’dan
bilgi edinmeye bile üşeniyoruz.Ortalık “kopyala yapıştır”bilgi kirliliğinden
geçilmiyor.Her geçen gün biraz daha tembelleşiyor,birbirimize karşı
duyarsızlaşıyoruz.
İletişim
araçlarının getirdiği bu sanal tutsaklıkla gerçek iletişimin her gün biraz daha
yok olduğunu söyleyebiliriz.Saygı kavramımız gittikçe daralmakta…Ve herkes problemli,herkes mutsuz,stresli.Maskelerle günümüzü savıyoruz...
Belki de
sıkılıcaz bir gün kim bilir. Şimdilerde baş gösteren retro sevgisi
farkındalığın göstergesi mi yeni bir moda akımımı bilinmez ama aforizmaları
paylaşmaktansa,kitabın sayfalarına dokunmak daha çok hoşumuza gidecek belki.
Umarım,bu
yüzyılın “kaşıkla verip kepçeyle aldıklarının” farkına varırız. Birbirimizi
tüketip,bencilleşmeyi bırakır; empati kurma ve içtenliğin kıymetini biliriz.
Ve yine bir
gün interneti yeterince kullanmayı öğreniriz…
Son
olarak,iletişimin kendine gelince;
Hakim olduğu
yüzyıl değişse de o gücünden hiçbir şey kaybetmedi,hala en güçlü silahlardan
biri.Yeter ki doğru ve yerinde kullanmayı bilelim…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder